rahim ağzı kanseri

Rahim Ağzı Kanserinden Korunmak Mümkün!

Rahim ağzı kanseri, kadınlar arasında en sık görülen 2. kanser türü olup, kansere % 98 oranında HPV (İnsan Papilloma Virüsü) neden olmaktadır. Her 100 kadından en az 2’sinin hayatının bir döneminde rahim ağzı kanserine yakalandığı bilinmektedir. Bununla birlikte rahim ağzı kanserine karşı alınan önlemler ile kadınların hayatları boyunca kanserle karşılaşmama oranı çok yüksektir.

Rahim ağzı kanseri, rahim kanserinden oluştuğu bölge sebebiyle ayrılır. Rahim kanseri, uterus mukozası adı verilen, rahmin içindeki dokuyu kaplayan kısımdaki hücrelerde başlar. Rahim ağzı kanserinin ise başladığı nokta rahmi ve döl yolunu (vajina) ile birbirine bağlayan serviks kısmıdır. Kanserli hücrelerin bu bölgede çoğalıp türemesi sonucu serviks kanseri yani diğer adı ile rahim ağzı kanseri meydana gelir.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Belirtileri Nedir?

Rahim ağzı kanseri belirtileri arasında en yaygın olarak görüleni vajinal kanamadır. Vajinal kanama, adet dönemleri dışında, cinsel ilişkiden sonra ya da menopoz sonrası dönemde görülebilir. Diğer sık görülen belirti cinsel ilişki sırasında ağrı duyulmasıdır. Normal olmayan aşırı vajinal akıntı, adet döngüsünün anormal şekilde bozulması erken belirtilerden bazılarıdır.

İleri evrede ise anormal vajinal kanama nedeniyle kansızlık gelişir. Alt karında, bacakta ve sırtta geçmeyen ağrı vardır. Kitle nedeniyle idrar yollarında tıkanıklık ortaya çıkabilir ve idrar yaparken sorunlara neden olur. Diğer kanserlerde olduğu gibi kilo kaybı bu belirtilere eşlik eder. Vajinaya idrar ya da dışkı kaçağı olabilir. Bu kaçak mesane ya da kalın bağırsaklarla vajina arasında fistül oluşması sonucu görülür.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Nedenleri Nedir?

İnsan papilloma virüsü (HPV) serviks kanserlerinin yaklaşık % 99’unda bulunur. Birçoğu düşük riskli olarak kabul edilen ve servikal kansere neden olmayan 100’den fazla farklı HPV türü vardır. Serviks kanseri vakalarının %70’inden fazlası, çoğunlukla yüksek riskli HPV türleri olarak adlandırılan HPV-16 ve HPV-18 nedeniyle ortaya çıkar. Yüksek riskli HPV türleri, servikal hücre anormalliklerine veya kansere neden olabilirler.

Ancak serviks kanserinin tek nedeni HPV değildir. HPV taşıyan çoğu kadında serviks kanseri gelişmez. Sigara kullanma, HIV enfeksiyonu gibi bazı diğer risk faktörleri HPV’ye maruz kalan kadınların serviks kanseri geliştirme olasılığını artırır.

HPV Nedir, Nasıl Bulaşır?

HPV cinsel yolla bulaşan bir virüs olup, rahim ağzı kanseri oluşmasına neden olabilir. Rahim ağzı kanseri tanısı konmuş kadınların %95’inden fazlasında görülen HPV (Human papilloma virus) genital bölgeyi enfekte eden ve temas yolu ile yayılan bir virüstür. Özellikle kadınlarda daha sık olmak üzere cinsel bölgede siğillere ve rahim ağzının, dış genital bölge ve üreme yollarında kansere sebep olur. HPV virüsü oldukça sinsidir ve aylarca hiçbir belirti göstermeden yayılmaya devam edebilir. Virüsün belirtilerine, bulaşma olduktan birkaç ay veya yıl sonra rastlandığı durumlar “sessiz enfeksiyon” olarak adlandırılır.

HPV virüsü kadın ver erkekte genital siğiller, kadınlarda rahim ağzı kanserinin yanı sıra,erkeklerde de penis kanserine neden olabilir. Ciddiye alınması gereken bir enfeksiyon olan HPV bazı kişilerin bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınabilir. Bağışıklık sistemi tarafından etkisiz hale getirilemeyen bir virüsün de, yıllarca hiçbir belirti vermeden varlığını koruyabileceğini unutmamak gerekir. Hiçbir şikayet olmadan, kişi yıllarca enfeksiyonu taşıyabilir. Bu durum, hastalığın yayılmasına engel olmadığı gibi, virüs ilişki sırasında bulaşmaya devam edebilir.

HPV virüsü tipleri rahim ağzı kanserine neden olma olasılığına göre risk gruplarına ayrılmıştır. Daha çok siğile yol açan tipler, rahim ağzı kanseri açısından düşük risk grubunda olan türdendir. Dolayısıyla her genital siğil rahim ağzı kanserine dönüşecek diye bir durum söz konusu değildir.

Pek çok kanser gibi rahim ağzı kanserinin de kesin nedeni bilinmemektedir. Sadece bazı faktörler rahim ağzı kanserinin oluşmasını kolaylaştırabilir ve hastalık sürecini hızlandırabilir. Genel olarak Rahim ağzı kanserinin risk faktörleri ise şöyledir:

  • Çok eşli olmak
  • Cinsel ilişkiye 20 yaşından önce başlanmak
  • Sigara içmek
  • Bağışıklık sisteminin zayıf olması.
  • Genital organlarda viral ve bakteriyal enfeksiyonların sıkça görülmesi
  • Çok sayıda doğum yapmak
  • Sosyoekonomik düzeyin düşük olması
  • C vitamini ve A vitamini eksikliği

Rahim Ağzı Kanseri Tanısı Nasıl Konulur?

Doktorunuz rahim ağzı kanserinden şüphelenirse veya servikal tarama testinde anormal hücreler bulunursa ileri tanı için bir takım tetkikler isteyecektir.

Kolposkopi: Bu, doktorunuzun servikse daha yakından bakmasını olanaklı hale getiren bir alettir. Genellikle ağrılı değildir, ancak biyopsi alınması gerekirse ağrı hissedersiniz.

İğne Biyopsisi: Kanser hücrelerinin ve normal hücrelerin yer aldığı geçiş bölgesinden iğne ile biyopsi alınarak incelenmesi tanı koymak için gerekebilir.

Koni biyopsisi: Genel anestezi ile yapılan bu işlemde rahim ağzından küçük koni biçimli bir bölüm çıkarılarak, laboratuvarda incelenir.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Tedavi Yöntemleri Nedir?

Serviks kanseri evresi tedavi seçiminde en önemli faktördür. Ancak, kanserin serviks içindeki tam yeri, kanserin tipi, yaş, genel sağlık durumunuz ve çocuk sahibi olmak isteyip istemediğiniz gibi diğer faktörler tedavi seçeneklerini de etkiler. Serviks kanseri tedavisi, tek bir yöntemle ya da birkaç tedavi seçeneğinin kombinasyonu şeklinde uygulanabilir.

Kanseri ortadan kaldırmak için cerrahi işlem uygulanabilir. Radyoterapi, kemoterapi ya da ikisinin kombine şekli olan radyo-kemoterapi kanserin evresine ve hastanın durumuna göre uygulanan diğer tedavi yöntemleridir.

Rahim Ağzı Kanserinden Korunmanın Yolları

Düzenli kontroller ile rahim ağzı kanserinden korunabilirsiniz.

21 yaş üzerindeki aktif cinsel yaşamı başlamış tüm kadınların 3 yılda bir kez smear testi yaptırmaları gerekir. Eğer aktif cinsel yaşam bu yaştan önce başlamışsa, başlanan yaştan itibaren ilk üç yıl içinde smear testi yapılması önerilir. Testler menopoz sırasında da aksatılmamalıdır. 65 yaşından sonra, hastanın o zamana kadar en az üç normal smear testi sonucu bulunuyorsa, doktorunun bilgisi ile smear testlerine son verilebilir. Ayrıca smear testinde şüpheli bir durum görülmüşse, test daha sık aralıklarla yapılabilir ya da ileri tetkik uygulanabilir.

Koruyucu aşılar ile tedbir alabilirsiniz.

Rahim ağzı kanserine neden olan  virüse karşı geliştirilen aşı koruyucu bir  yöntemdir, ancak daha önce virüsle temas ederek enfekte olmuş kişilere tedavi edici  özelliği yoktur. İdeal aşı yapılma dönemi 9-12 yaş arası olup, en geç 26 yaşına kadar yapılması önerilmektedir. Ancak  ileri yaşlarda da koruma amaçlı aşı yapılmasında sakınca bulunmamaktadır. Erkek çocuklara da yapılmasında fayda vardır, çünkü cinsel yolla bulaşmaktadır. Aşı uygulanmış olanlara yıllık smear tarama testi yapılmalı, yılda bir kez jinekolog tarafından muayene olunmalıdır.

Sağlıkla kalın.

Hemen Paylaş
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Yorum Yap