yumurtalık kanseri

Her Kadının Bilmesi Gereken Yumurtalık Kanseri Belirtileri

Her 100 kadının 1.4 ila 1.8’inde yumurtalık kanseri görülmekte, yumurtalık kanserinin jinekolojik kanserler arasında rahim zarı kanserinden sonra ikinci sırada görülmesine rağmen ilk sırada gelen ölümcül jinekolojik kanser olduğuna dikkat çekilmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2014 yılında yumurtalık kanserinin kadın kanserleri arasında 7. sırada görüldüğünü, yılda 2361 kadının yumurtalık kanserine yakalandığı söylenmektedir.

Yumurtalık kanseri sinsice ilerleyen ve son evrelerde kendini gösteren kanser türlerinden biridir. Şu anda kimsenin kesin olarak güvenebileceği bir test mevcut değildir. Smear testleri, malign kistleri almamakta ve hatta CA125 kan testleri bile genellikle yanlış negatifler vermektedir. Bir diğer konu da semptomların birçoğunun IBS (hassas bağırsak sendromu) gibi diğer hastalıklarla karıştırılması ve evre 3’e varıncaya kadar erken evre tümör saptaması yapılamamakta, karın ve kasık veya alt karın bölgesinde şişlik olarak görülebilmektedir. Ancak yeni araştırmalar, erken evre yumurtalık kanseri belirtileri ve semptomları olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak her kadın iyi bir gözlemci olmalı ve kırmızı bayrak sallamaları gereken durumları iyi analiz etmelidir.

Yumurtalık Kanseri Hakkında Gerçekler

Dokusunda pek çok farklı hücre bulunan yumurtalıkların ana yapısını epitelyum hücreler oluşturur.  Epitel hücrelerde ya da embriyonik döneme ait hücrelerde meydana gelen kontrolsüz bölünme ve çoğalma sonucunda yumurtalık kanseri oluşabilir. Daha çok menopoz sonrası görülen yumurtalık kanserlerinin yüzde 80’i epitelyum dokuda oluşur. 20 yaşın altında görülen yumurtalık kanserlerinin yüzde 60’ında ise embriyonik tümörler görülmektedir.

Erken regl görmek, geç menopoza girmek, gebe kalmamak, emzirmemek, ailede bağırsak meme yumurtalık kanseri olması, obezite, regl kanamaları sırasında rahim içindeki dokuların kadının tüplerinden geçerek karın boşluğuna yerleşmesi yumurtalık kanseri için risk faktörlerini oluşturur. Bununla birlikte yumurtalık kanseri olan hastaların büyük kısmında bu risk faktörleri olmaz. Gebe kalmak, emzirmek, doğum kontrol hapı kullanmak, tüplerin bağlanması veya çıkarılması yumurtalık kanserine karşı koruyucu faktörlerdir.

Yumurtalık Kanserinin Sebepleri

Yumurtalık kanseri nedenleri çok net bilinmese de bazı risk faktörlerinin bu hastalığa neden olduğundan bahsedilebilir. Genetik, çevresel ve hormonal faktörler yumurtalık kanserleri nedenleri arasında gösterilebilir.

  • Ailesinde meme ya da yumurtalık kanseri olanlarda risk artar.
  • Son yıllarda bazı genlerdeki değişiklikler yumurtalık kanseri riskinin armasına neden olmuştur.
  • Yumurtlamayı artırıcı ilaç kullananlarda over kanseri riski artar.
  • Doğum kontrol hapı kullanımı yumurtalık kanseri riskini azaltır.
  • Yumurtalık kanseri riski hiç gebe kalmamışlarda daha yüksektir. Doğum yapanlarda risk azalır.
  • Obezite, Hormon Replamsan Tedavisi geçirmiş olmak veya doğurganlık tedavisi geçirmek, hatta menstrüal geçmişi bile yumurtalık kanseri riskini arttırır.

Yumurtalık Kanseri Belirtileri

Yumurtalık kanseri belirtileri çoğunlukla kendini çok göstermez. Yumurtalık kanseri ile ilgili belirtilerin çoğu hastaya özel olmakla beraber tipik bir bulgusu yoktur. Yumurtalık kanseri belirtileri olarak, pek çok hastalık belirtisi olarak da söylenebilecek; karın ağrısı, şişkinlik ve mide rahatsızlıkları sıralanabilir.

Genel olarak görülen yumurtalık kanseri belirtilerini şöyle sıralayabiliriz;

  • Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, özellikle kabızlığın ortaya çıkması,
  • Mesane alışkanlıklarında değişiklik, sık sık idrara çıkma ihtiyacı,
  • İştah kaybı veya hızlı bir şekilde tokluk hissi,
  • Vajinal kanama,
  • Kilo kaybı,
  • Karında basınç hissi ve şişkinlik,
  • Kasıkta dolgunluk veya ağrı,
  • Uzun süreli hazımsızlık, gaz veya bulantı.
  • Düzensiz adetler veya menopozdan sonra kanama

Örneğin; hassas bağırsak sendromu, benzer semptomlar oluşturabilir ama bu semptomlar gelir ve gider. Ancak kanserde bu semptomlar kalıcıdır. Hastalığı erken safhalarında yakalamak ve iyileşmek için bu ölümcül hastalığın farkında olmanız oldukça önemlidir. Eğer semptomlar hakkında endişeliyseniz veya ailenizde bu hastalığın bir geçmişi varsa, tıbbi destek almaktan çekinmeyin.

Yumurtalık Kanseri Teşhisi Nasıl Konur?

Doktor tarafından yapılan hastalık sorgulamasından sonra hasta muayene edilir. Bu muayene, “kadın-doğum” uzmanı tarafından yapılır. Ayrıca “ultrasonografi” tetkiki ile yumurtalıklar incelenir. Buna ek olarak yumurtalık kanseri göstergesi olarak CA-125 adlı bir maddeye kanda bakılır. Ancak bu madde aynı zamanda yumurtalığın selim hastalıklarında da yükselebilir.

Kanser tanısı ancak yumurtalıktan “biyopsi” ile alınan bir doku örneğin veya karında sıvısı olan hastalarda sıvı örneğinin “patalog” tarafından, incelenmesi sonucunda konur. Karnın tanı koymak amacıyla açılarak şüpheli bölgelerden biyopsi alınması için yapılan ameliyata “laparotomi” adı verilir. Alınan örnek operasyon sırasında patalog tarafından incelenir. Eğer bu parça “kanser” tanısı alırsa, ameliyata devam edilir. Operasyon sırasında cerrahın kararına göre rahim, tüpler, yumurtalıklar, karın zarı alınır. Ayrıca diyaframdan, diğer organlardan, komşu lenf bezlerinden ve karın içi sıvıdan örnekler alınarak “cerrahi evreleme” tamamlanır ve tüm örnekler patalog tarafından incelenir. Hastalığın ne oranda yayılmış olduğunun saptanması tedavi ve takipte önemlidir.

Yumurtalık Kanserini Önlemenin Yolları

Maalesef yumurtalık kanserini kesin olarak önlemenin bir yolu yoktur. Fakat ailenizde meme veya yumurtalık kanseri varsa genetik araştırma ile korunabilirsiniz.

Eğer yakınınız yumurtalık kanseri veya sizde yumurtalık kanseri teşhisi varsa kızınızın veya kız kardeşinizin de yakalanma riski olup olmadığı bilmesi için genetik mutasyon araştırlması yapılarak bir takım önlemler alınabilir. Yeni yayınlanan önerilere göre her yumurtalık kanserine yakalanan kadına mutlaka genetik danışmanlık verilmeli, BRCA gen mutasyonu olan kadınların 25-29 yaş arasında ise 6-12 ayda bir meme muayenesi ve yılda bir kontrastlı MRI çekilmesi, 30 yaş üzerinde ise yıllık mamografi ve MRI takibi önerilmektedir.

Doğum kontrol hapları, özellikle birkaç yıl boyunca alınırsa yumurtalık yüzeyine ve hücrelerine zarar veren bir yumurtanın salınmasını durdurarak yumurtalık kanseri riskini azaltır. Ancak doğum kontrol haplarının yan etkileri de vardır. Riskleri ve faydaları için mutlaka doktorunuza danışın.

Tüplerin bağlanması, dölyatağı borularının bağlanması ve dolayısıyla hamileliğin imkansız hale geldiği duruma tüplerin bağlanması denir. Bu işlemin yumurtalık kanseri risklerini azalttığı düşünülmektedir.

Erken teşhis tedavi başarısı için çok önemlidir. Sinsi bir kanser türü olan yumurtalık kanseri hastalarının yüzde 75’ine ileri evrelerde tanı konulduğu, bunun da ölüm oranını artırdığını belirterek, erken evrelerde tanı konulması durumunda sağ kalma oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğu söylenmektedir.

Hayat Tarzınızı Değiştirin.

Maalesef, sizin de bildiğiniz gibi, yumurtalıklar her zaman kaçınılması mümkün olmayan birkaç hastalıkla bağdaştırılır. Yumurtalık kistleri ve tümörler tüm dünyada kadınların taşıdığı risklere örnektir. Bu sebeple düzenli kontrol ve sağlıklı bir hayat tarzı sürdürme büyük önem taşır.

  • Obezite yalnızca metabolizmamızı değiştirmez, aynı zamanda hormonlarımızı da etkiler. Vücudumuz daha fazla yağ depolamaya başladığında, bu aynı zamanda endokrin sistemini de değiştirir ve dolayısıyla adet döngüsünde değişiklikler yaşanabilmektedir.
  • Birçok uzman hormonal değişiklerin çoğu zaman polikistik over sendromundan tümöre kadar farklı sorunlara yol açtığı konusunda kadınları uyarmaktadır. Ayrıca, doktorlar kadın kısırlığının da bazen obeziteyle bir bağlantısı olduğunu belirtmektedir.
  • Yapılan detaylı bir araştırma sonucu günde en az 30 dakikalık bir egzersiz, sizi kalp rahatsızlığına karşı koruyacağı ve bir sürü hastalıktan sakınacağı ortaya çıkmıştır. Ancak modern hayat tarzı tüm bunları ortadan kaldırdı ve çoğumuzu durgun bir hayata hapsetti. Egzersiz sağlıklı bir kiloda kalmak ve obezite, diyabet, kalp rahatsızlığı gibi riskleri azaltmak için kullanabileceğiniz sihirli bir ilaçtır. Sizi akciğer ve sindirim sistemi rahatsızlıklarına karşı korur ve stres seviyenizi dengeleyip bazı kanser risklerini azaltır. Fiziksel aktivite ayrıca doğal bir şekilde iyi hissetmenizi sağlar ve depresyon riskini azaltır.

Bizler daima içinde tehlikeli yağ bulunmayan dengeli ve çeşitli beslenmenizi ve egzersiz yaparak sağlıklı bir hayat tarzı sürdürmenizi öneriyoruz.

Hepimiz rafine un ve tuzla yapılan o leziz pasta börekleri yemeyi seviyoruz. Ancak bu tip yiyeceklerin genelde yumurtalıklarda tümör çıkmasını teşvik ettiklerini unutmamalısınız.

Su, doğal sebze-meyve suları, sebze ve meyve tüketiminizi arttırın. Yağ bakımından zengin olan tüm yiyecekler östrojen aktivitenizi değiştirir. Kendinize daha iyi bakmalısınız!

Sağlıkla kalın.

Hemen Paylaş
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Yorum Yap