kan bağışı

Bir Damla Kan Bin Damla Umut !

Her yıl binlerce insan, bir kaza ya da hastalık sonucunda kan bulamadığı için hayatını kaybetmektedir. Buna karşılık yapılan araştırmalar, yaklaşık 72 milyon insanın yaşadığı Türkiye’de yıllık kan bağış oranının, nüfusun %1’i kadar olduğunu göstermektedir. Oysaki kan bağışı, kan bekleyen binlerce insanın hayatını kurtarmanın yanı sıra, bağış yapan kişinin sağlığını da olumlu yönde etkilemektedir.

Kanın tek kaynağı insandır. Bu hayati sıvının başka bir muadili yoktur. Bu yüzden kan bağışlamak, hayat kurtarmakla eş değer tutulur. Hiç tanımadığınız insanlara kan bağışlayarak derman olabilir, hatta kan bağışlayarak kendi sağlığınızı da koruyabilirsiniz.

Kan Nedir? Kan Bağışı Neden Hayatidir?

Kan kardiyovasküler sistemimizde dolaşan, plazma ve hücrelerden oluşan kırmızı renkli bir sıvıdır. Normal bir yetişkinde 5-6 litre kan bulunur. Bunun yaklaşık yüzde 50-60’ı plazma denilen sıvıdan, kalanı ise hücrelerden oluşur. Kan, alyuvarlar içindeki hemoglobin sayesinde akciğerler ve dokular arasında oksijen ve karbondioksit taşır. Ayrıca besinler ile hormonları gerekli dokulara iletir ve vücudumuzdaki toksik maddelerin atılmasına yardım eder. Vücudun asit-baz dengesini, ısı dengesini sağlar. Kandaki akyuvarlar da vücudu mikroplardan, kanser hücrelerinden ve yabancı maddelerden korur.

Kan bağışı öncelikle gerekli kan bulunamadığından yaşamını kaybeden kişiler açısından çok önemlidir. Tüm dünyada hastalıklar ya da kazalar sonucunda, kan bulunamadığı için çok sayıda insan yaşamını kaybetmektedir. Toplumda yapılan kan bağışı nüfusun sadece % 1 kadarını oluşturur. Bu oldukça düşük bir orandır. Kan bağışı hem kan ihtiyacı olan kişiler açısından, hem de bağışı yapan kişi açısından sağlıklı bir yapıya sahip olmak açısından önemlidir.

İnsan kanın tek kaynağıdır. Bu yüzden kan çok değerli bir ilaç gibidir. Bu hayati sıvıyı elde etmenin tek yolu şimdilik kan bağışından geçer. Çünkü bilim insanları, uzun yıllardır kan yerine kullanılabilecek yapay bir madde elde etmek için çalışsalar da, henüz olumlu bir sonuç elde edememişlerdir.

Kan Bağışının Sağladığı Faydalar

  1. Kan verirken kişinin vücudunda kan yapan organlar uyarılmakta ve vücudun kan yapmasını teşvik etmektedir.
  2. Vücudunuzda bulunan kan hücrelerini yeniler.
  3. Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur.
  4. Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.
  5. Kan bağışında bulunan kişiler kendini psikolojik olarak rahat, huzurlu hisseder.Daha sonra kendisine kan verilmesi gerektiğinde bunu yapacak insanların çıkacağını düşünerek güven duyar.
  6. Kan bağışında bulunan herkese kan grubu, kan sayımı, kanla bulaşan hastalıklara yönelik tarama testleri uygulanmaktadır.  Bu nedenle kan bağışı kişinin sağlığı açısından oldukça faydalı olabilir.
  7. Kan bağışında bulunanlara KAN SİGORTA KARTI da tahsis edilir. Kan verenler acil durumlarda önceliklidir Bu kart gerçekleşmesini arzu etmediğimiz acil kan ihtiyaçlarında size ve soyadınızı taşıyan tüm yakınlarınıza tüm Kızılay Kan Merkezlerinden azami öncelikli kan alma ve sosyal güvencesi olmayanlar için ücretsiz kan temin edilmede kullanılır.
  8. Gönüllü bağışçılardan alınan kan, güvenli kan olduğundan kan yoluyla hastalık bulaşması da daha az olmaktadır. Sonuç olarak gönüllü bağışçıların sayısının artması, toplumun sağlık düzeyi üzerine olumlu etki yapmaktadır.

Kan Bağışı Nedir ve Nerelerden Yapılır?

Kan bağışı, kan merkezleri tarafından çeşitli kan ürünleri elde etmek için, gönüllü ve kan bağışına uygun donörlerden kan alınmasıdır. Türkiye’de kan bağışı ile ilgilenen Sağlık Bakanlığı, Kızılay, SGK ve üniversite hastanelerine bağlı birçok kan merkezi ve kan istasyonu vardır. Ama Kızılay bu adreslerin arasında bir adım öndedir. Çünkü Türkiye’nin kan ihtiyacının yüzde 82’si Kızılay tarafından karşılanmaktadır.

Kimler Kan Bağışı Yapabilir?

Aşağıda sıralanan maddelere eğer uygunsanız, siz de rahatlıkla bir kan merkezine gidip ihtiyacı olanlara kan bağışında bulunabilirsiniz.

  • Yaşı 18-65 arasında olanlar.
  • Ağırlığı 50 kg üzerinde olanlar.
  • Önemli bir sağlık sorunu olmayan, hemoglobin düzeyi normal olanlar.
  • Kan merkezine kan vermek için geldiğinde yapılan muayenede sağlığı uygun olduğu tespit edilen herkes kan bağışında bulunabilir.

Kimler Kan Bağışı Yapamaz?

Bazı nedenler de sizin kan vermenize engel olabilir. Eğer aşağıda sıralanan durumlardan herhangi biri sizde varsa, kan vermek için biraz beklemeniz gerekmektedir.

  • Muayenede 37,5 dereceden fazla vücut ısısı olanlar.
  • Nabız atış sayısı dakikada 50’den az, 100’den fazla olanlar.
  • Damardan uyuşturucu bağımlılığı olanlar.Pıhtılaşma faktör konsantresi ile tedavi olanlar.
  • Son 24 saatte aşırı miktarda alkol alanlar.
  • Cinsel yolla bulaşmış bir hastalık geçirenler ve geçirme riski yüksek cinsel tercihlerde bulunanlar.
  • Soğuk algınlığı geçirenler şikayetlerinin kesilmesinden 3 gün sonra kan bağışı yapabilirler.
  • Son 12 ay içinde; bulaşıcı sarılığı olan biri ile yakın teması olanlar.
  • Organ veya doku nakli yapılanlar.
  • Akupunktur, dövme, cildinizin herhangi bir yerini deldirme (kulak deldirme gibi) işlemi yaptıranlar.
  • Son 3 yıl içinde sıtma hastalığı geçirenler kan veremezler.
  • Sıtma hastalığının salgın olarak bulunduğu coğrafi bölgelerde 6 aydan fazla kalanlar, 2 yıl süre ile; 6 aydan az kalanlar ise 12 ay kan bağışında bulunamazlar.
  • Kullandığınız ilaçlar varsa mutlaka kan verdiğiniz merkezdeki doktora iletin.
  • Kalp krizi geçiren bir kişi kan veremez.

Kan Bağışı Nasıl Yapılır?

Kan verme işlemi, kapıdan girdiğiniz andan itibaren yaklaşık 30 dakikanızı alacaktır. Kan merkezlerine başvurduğunuzda öncelikle sizin ve kanınızı alacak kişinin sağlığını korumaya yönelik sorulardan oluşan, evet-hayır şeklinde cevaplayacağınız bir form doldurmalısınız. Bu form donör değerlendirme formudur. Mahremiyet açısından yanıtlarınız gizli tutulur. Bu esnada aklınıza takılanları görevli doktor ve hemşirelere sorabilirsiniz.

Formdaki sorular doğrultusunda, geçmişte geçirdiğiniz hastalıklar, operasyonlar ve kullandığınız ilaçlar hakkında doktora bilgi vermeniz gerekir. Daha sonra kayıt aşamasına geçilir. Resimli ve resmi bir kimlik ile kimlik bilgileriniz ve adresiniz kayıt altına alınır. Formunuz değerlendirildikten sonra boyunuz, kilonuz, tansiyonunuz ve kan hemoglobin düzeyiniz ölçülür. Gerekli görülen diğer muayenelerin ardından bir sorun yoksa yapılacak testler için tüpe kan alınır.

Alınan kan örneğinde kan sayımı ve diğer bazı testler yapılır. Test sonuçlarında kan alınmasına engel bir sonuç çıkarsa konuyla ilgili donör adayına yazılı bir bilgilendirme yapılır. Testlerde kan alımına engel bir durum çıkmazsa ve sağlık durumunuz müsaitse, kan vermek için özel tasarlanmış yataklara geçebilirsiniz. Burada kan alma konusunda özel eğitimli hemşireler, kolunuzdaki dirsek çukurunu antiseptik solüsyonlarla temizler, steril ve tek kullanımlık iğneler ile damara girerler. Bu açıdan kan verirken herhangi bir hastalık kapma riskiniz yoktur.

Kan alınırken sadece iğne dokuya girerken acı hissedersiniz, sonrasında ağrı olmaz. Kan torbası dolmaya başladıktan itibaren yaklaşık 4-8 dakikada bir ünite kan alınır. İşlem bitince iğne damardan çıkarılır ve ardından kanamayı durdurmak için kolunuza nasıl baskı yapacağınız gösterilir. Kan verdikten sonra 10-15 dakika boyunca gözlem altında tutulursunuz. Bu arada bağışçılara yiyecek ve içecek ikramı yapılır.

Kan Bağışladıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kan bağışı günlük yaşantınızın akışında önemli bir değişikliğe yol açmayacaktır. Ancak yine de dikkat edilmesi gereken bazı konular vardır. Kan bağışında bulunulan günde bol sıvı alınmalı, bağışı izleyen 2 saat boyunca sigara kullanılmamalıdır. Araç kullanılacak ise kan bağışı sonrası 30 dakika içerisinde araç kullanılmamalıdır. Kan bağışını takip eden 1 saat boyunca, kan dolaşımı reaksiyonlarının önlenmesi amacıyla uzun süreli ayakta durulmamalıdır. Kan vermiş olduğunuz kolunuza yapıştırılmış olan koruyucu bant 2 saatten önce çıkarılmamalıdır.

Kan bağışı yapılan günde aşırı uğraşılarda bulunulmamalıdır. Örneğin; planörcülük, paraşüt sporları, araba ve motosiklet yarışı, dağcılık, dalgıçlık vs. Bağış günü, vücudu aşırı yoran ve sıvı kaybına yol açan aktivitelerden (sauna, spor vb) kaçınılmalıdır. Kan verilmiş olan kolla ilk birkaç saat ağır eşyalar taşınmamalıdır. Bu durum kanamaya yol açabilir.

Kan bağışından sonra baş dönmesi, baygınlık hissi olursa yere uzanılmalı veya baş iki dizinizin arasına alınacak şekilde oturulmalıdır. Alkol, ikinci yemek öğününden önce kullanılmamalıdır. Tren makinistleri, ağır yük şoförleri, otobüs şoförleri, ağır iş makinesi operatörleri, vinç operatörleri, pilotlar, işleri gereği portatif merdiven veya şantiye iskelesine tırmanmak zorunda olan kişiler, yer altında çalışan madenciler gibi uzun süre bitkinlik ve yorgunluğa neden olan mesleklere sahip olan kişiler kan bağışında bulunduktan 24 saat sonra bu işleri yapabilirler.

Ülkemizde ne yazık ki yeterli sayıda düzenli ve gönüllü kan bağışı yapılmadığından hastaların kan ihtiyacının karşılanması konusunda ciddi zorluklar yaşanmaktadır. Sizler sadece 30 dakikanızı ayırarak önemli bir sorunun çözülmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Sağlıkla kalın.

Hemen Paylaş
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Yorum Yap