Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama ve Uyku Apnesi

Horlama ve Uyku Apnesi

Çağımızın önemli rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilen uyku apnesi, önlem alınmadığı takdirde nadir de olsa ölümle sonuçlanabilmektedir. Dolayısıyla hastalığın erken ve daha önemlisi uygun tedavisinin obstrüktif uyku apne sendromlu hastalar için hayati önem taşıdığını belirtmemiz gerekir.

Bu kadar önemli olmasına rağmen hastalığa yakalanan kişilerin büyük bir çoğunluğu hastalığı fark etmedikleri ya da önemsemedikleri için genellikle doktora gitmemektedirler. Genelde bu kişiler eşlerinin yada yakınlarının uyarması yada istemesiyle başvuru yaparlar.

Oldukça yaygın olan hastalık, erkeklerde, yaşlılarda, çocuklarda, bayanlarda kısaca her kesimde görülmektedir. Erkeklerde biraz daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Çocuklarda görülen rahatsızlık geniz etine ve bademciğe bağlı olarak gelişebilir. Alkol ve sigara kullananlar, aşırı kilolu olanlar, boynu kısa olanlar, alt çenesi gelişmemiş olanlar, sakinleştirici ve kas gevşetici ilaç kullanan kişiler daha fazla risk altındadır.

Neden Horlarız?

Horlama; uyku sırasında nefes alıp verirken, küçük dil ve yumuşak damakla birlikte boğaz ve çevresindeki gevşek yumuşak dokuların titreşimi ile ortaya çıkan anormal sestir. Bir çok insan zaman zaman horlayabilir. Örneğin aşırı yorgunluk, uyku öncesi alkol alımı, kas gevşetici ve bazı allerji ilaçları alımından sonra olan horlamalar gibi. Bu tip horlamalar hastalık olarak kabul edilmez. Bu gruba, pozisyona bağlı sadece sırtüstü yatış pozisyonunda horlayanlar da dahil edilebilir.

Her gece ve her türlü yatış pozisyonunda ortaya çıkan ve özellikle kişinin beraber yaşadığı bireylerin “rahatsız edici” olarak tanımladığı horlamalar ise anormal, yani hastalık olarak kabul edilmelidir. Bu hastaların horlama nedeni de çoğunlukla üst solunum hava yollarındaki daralma neticesi artan dirence bağlı buradan geçen havanın yaptığı titreşim sesleridir. Bu gruba dahil kişilerin mutlaka doktora görünmeleri gerekmektedir.

Hastalığı Nasıl Fark Edebilirim?

Solunum problemleri uykuda oluştuğu için hastanın kendisi durumdan haberdar değildir. Durumu hemen daima hastanın eşi veya yakınları farkeder. En belirgin bulgu horlamadır. Hastaların hemen tamamı çok şiddetli biçimde horlarlar. Hasta düzenli şekilde horlarken aniden sesi kesilir. Hastanın yakınları, önce bu durumun farkına varırlar. Nefes durması sırasında diyafram adı verilen ve akciğerlerin altında yer alan kas, kasılmaya devam ettiği için, karın ve göğüs hareketleri devam eder. Bu yüzden hava girişinin durduğunu, dışarıdan izleyen birinin ilk anda anlaması zordur. Yukarıdaki tıkanıklığı yenmek için diyafram gittikçe daha fazla kasılır, karın ve göğüs hareketlerinin genliği artar ve bir noktadan sonra bu artmış solunum eforuyla tıkanıklık yenilince hasta öncekinden daha şiddetli bir ses çıkararak (adeta kükrer gibi) tekrar solumaya başlar. Bu esnada kısa bir uyanıklık olur, ancak bu uyanıklık elektrofizyolojik düzeyde (çoğu kez ancak uyku laboratuarında beyinden alınan kayıtlardan anlaşılacak düzeyde) kaldığından hasta bunu hatırlamaz.

Uyku devam ettiğinde, kısa bir süre sonra olay aynı biçimde (darlık belirginleştiğinden) yeniden başlar; bir kısır döngü halinde gece boyunca uyku-solunumun durması-tekrar başlaması-kısa uyanıklık-uykuya dalma şeklindeki epizotlar yüzlerce kez yinelenerek devam eder. Solunum durmalarının uzun sürmesi bazen hasta yakınlarını telaşlandırarak onu uyandırmaya zorlar. Bazen de hasta boğulma hissiyle uyanabilir.

Ne Zaman Uyku Laboratuarına Başvurmalıyım?

Şiddetli horlamayla birlikte gündüz aşırı uykululuk hali, en dikkat çekici ve önemli bulgudur. Bunun yanında, aşağıdaki belirtilerin bazıları veya tamamı mevcutsa, bir dakika bile kaybetmeden bir uyku bozuklukları merkezine başvurma zamanı gelmiş demektir!

  • Sabah şiddetli ağız kuruluğu ile uyanma
  • Sabah baş ağrıları
  • Eskiye oranla daha sinirli ve daha tahammülsüz olma
  • Anksiyete
  • Konsantrasyonu sürdürmede güçlük
  • Çocuklarda okul başarısının düşmesi
  • Unutkanlık
  • Eskiden olmadığı halde gece bir veya daha fazla kez tuvalete kalkma
  • Yine eskiye oranla belirginleşen ve iklim şartlarıyla açıklanamayan gece terlemeleri
  • Cinsel istekte azalma, (erkekte) iktidarsızlık.

Uyku Testi Nasıl Yapılır?

Polisomnografi uyku bozukluklarının teşhis ve değerlendirilmesine yardımcı olmak için kullanılmaktadır.  Uyku anında yaşanan normal ve anormal durumların tespit edilmesi ve klinik değerlendirilmesi yapılan hastanın tanısında faydalanılacak paremetrelerin kaydıdır.

Uyku çalışmaların en yaygın tipi, bir özel uyku merkezinde yapılanıdır. Size yatmadan önce yaklaşık 2 saat önce gelinmesi istenir. Normal uyku testi genellikle gece boyunca yapılır. Çenenize, saçlı deri ve göz kapaklarınızın dış kenarında elektrotlar yerleştirir. Uyurken Bunlar yerinde kalmalıdır. Uyanık (gözleriniz kapalıyken) ve uyku sırasında ise elektrotlardan gelen sinyaller kaydedilir. Kalp hızı ve solunum kaydetmek için monitörler göğüse eklenecektir.  Solunum durdurması ve sayısı ölçülecektir. Gece oksijenlenme miktarı, yüzeysel ve derin uyku dönemleri, derinliği, horlama ve diğer pek çok parametre ölçümü yapılacaktır.

Sağlıkla kalın.

Bunlarda ilginizi çekebilir:
Hemen Paylaş