su

Ana Sıvı Kaynağımız: Su

Su, vücudumuz için olmazsa olmaz. Beyinde yüzde 85, kanda yüzde 80, kaslarda ise yüzde 70 oranında su bulunmaktadır. Su içmenin faydaları ise saymakla bitmez. Böbrek taşı oluşumunu engellemesinin yanı sıra kolon kanserine yakalanma riskini de yüzde 45 azaltmaktadır. Gün boyunca terleme, nefes verme, idrar yapma nedeniyle yaklaşık 10 bardak su kaybedildiğini belirten uzmanlar, günde 8 bardaktan fazla su içmek gerektiğini vurgulamaktadır.

Yaşamın vazgeçilmez bir parçası ama birçok kişi tarafından ihmal edilmektedir. Su içmek sadece bedeni değil, psikolojimizi ve zihinsel faaliyetlerimizi de etkiler. Genelde canımız soğuk bir şeyler içmek istediğinde su içmek yerine meşrubat içmeyi tercih ederiz. Peki bu seçim ne kadar sağlıklı? Meşrubatlara katılan ve kulağa sağlıklı gelen maddelere aldanmayın. Su her zaman ana yaşam sıvısı olacaktır.

Meyve suları, asitli içeceklere oranla daha masum görünseler de aslında sağlığımızı tehdit ediyor!

Uzmanlar; hazır meyve suyu tüketen kişilerin vücuduna, içinde yüksek miktarda şeker (glukoz) bulunan sudan başka bir şey girmediğini belirtmişlerdir. Vücuda sayısız olumsuz etkisi bulunan meyve suları (hazır kutularda bulunan), başta metabolizma olmak üzere; kanser, obezite, diyabet gibi birçok hastalığa karşı da savunmasız bırakmaktadır.

Meyve sularının hazır paketler halinde alınması yerine, meyvelerin taze olarak alınıp, suyunun sıkılıp, yenmesi oldukça faydalıdır. Taze olarak sıkılan meyve sularının bekletilmeden içilmesi ve içerisindeki vitaminlerin, liflerin kaybolmadan tüketilmesi hastalıklara karşı da korumaktadır.

Gazlı İçecekler ve Meyve Suları Ne Kadar Sağlıklı ?

Meşrubat şekerli gıdalar içinde en fazla tüketilen kalemlerin başında gelmektedir. Kolası, gazozları, buzlu çayı, boyalı meyve suları, meyveli sodaları, kutu meyve suları herkesin elinde. Bunların tüketimi yıldan yıla artmaktadır. Fakat yetişkin pazarı bu tarz şeylere doyduğu için hedef çocuklara yönelmektedir. Gazlı içecek endüstrisi reklam için milyar dolarlar harcamaktadır. Bu pazarlama faaliyetlerinin çoğu oyuncaklar, çizgi filmler, filmler, yarışmalar, oyunlar ve televizyon, radyo, dergi, internet üzerindeki kulüplerle çocukları hedef almaktadır.

Gazlı içeceklerle en fazla ilişkilendirilen sağlık sorunların başında obezite, diyabet, diş çürümesi, kemik erimesi, koroner kalp hastalığı ve nöropsikiatrik bozukluklar gelmektedir. Gazlı içeceklerin en görünür zararı ise şişmanlıktır. Çünkü çok miktarda hızlı emilen şeker içerirler. Bu nedenle diğer uyuşturucular gibi bağımlılık yapmakta ve haz duygusuyla birlikte vücuda zarar vermektedir.

Gazlı içeceklerin sebep olduğu bir diğer problem ise çay, kahve ve alkol gibi idrarı arttırmaları, vücutta su kaybına neden olmalarıdır. Fakat insanın dili ve dudakları ıslandığı için susuz kaldıklarını fark etmezler. Susamış kişiler şeker içeren bu içecekleri içtiğinde şekerin sindirimi için kan mideye hücum eder. Kanın yerinin değişmesi vücudun diğer organlarında kan hacmini düşürür. Bu da kramplara veya ısı nedeniyle ortaya çıkan rahatsızlıklara neden olur. Gizli susuzluğun baş ağrısı, astım, alerji, böbrek taşı, kalp hastalığı ve depresyon gibi çok sayıda sağlık sorununa yol açtığını unutmamalıyız.

Bir de diyet içecekler var ki fazla kilo almamak için enerji alımını azaltmak adına aspartam ve sakarin gibi yapay tatlandırıcılarla yapılır. Diyet gazlı içeceklerin içilmesi şişmanlık sorununu gidermediği gibi son derece zararlı yan etkilere de neden olmaktadır.

Su İçmek için Susamayı Beklemeyin.

Sağlıklı bir insan 1,5 litresi idrar yoluyla 1 litreye yakını ise nefes, terleme ve eklem hareketleri ile olmak üzere toplam 2,5 litreye yakın sıvı kaybeder. Kaybedilen sıvının yüzde 20’ye yakın kısmı gün boyunca yediklerimizden karşılanır. Karpuz, domates gibi bazı sebze ve meyvelerin su içerikleri yüzde 90’a yakındır. Yiyeceklerden sonra kalan 2 litre için de su içtiğimizde kaybettiğimiz sıvıyı yerine koymuş oluruz. Bu durumda yoğun susama isteği yaşamayız ve idrarımızın rengi berrak ve açık sarı olur.

Susama hissi, koyu renk idrar; su tüketiminizin yetersiz olduğunun ve vücudunuzun dehidrate olmaya başladığının yani fonksiyonlarını düzgün yerine getirmesi için gerekli olan su miktarının bulunmadığının göstergesidir. Dolayısıyla susama hissi oluşmadan su içilmiş olmalıdır. Özellikle yaşlandıkça vücudun dehidratasyonu algılama kapasitesi azalır ve beyne daha az uyarı gönderir böylece susama isteği de çok geç oluşur. Yaşlı kişilerin su tüketimlerine bu sebeple özen göstermeli gerekir.

Su İçmenin Faydaları

  1. Ağız kokusunu önler.
  2. Saçlara sağlık katar.
  3. Kas kitlesi fazla olanlar için daha çok gereklidir.
  4. Beyinsel faaliyetler için önemlidir.
  5. Sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmeye yardımcı olur.
  6. Kabızlığa engel olur.
  7. Stresle başa çıkmanıza yardım eder.
  8. Böbrek taşı riskini azaltır.
  9. Kalp dostudur.
  10. Reflünün en doğal tedavi yöntemidir.

Unutmayın; diğer içecekler suyun yerini tutmaz. Çay ve kafeinli içeceklerle su gereksiniminizi giderdiğinizi düşünmeyin. Bu içecekler idrar söktürücüdür, vücutta su kaybına neden olurlar. Sağlıklı bir vücutta aşırı su ihtiyacı olduğunda ve bu durum giderilmediğinde, kandaki sıvı miktarının azalması sebebiyle bazı hormonlar harekete geçerek durumu beyne iletir. Susuzluğumuzu gidermediğimizde ise dilimiz ve boğazımız kurur, bademciklerimiz hafifçe şişer. Vücudumuzdaki tuz oranı yükselir ve antidiüretik hormonu salgılanır. Böbrekler tarafından kontrol edilen bu hormon, suyu vücutta tutmaya çalışır.

Sağlıkla kalın.

Hemen Paylaş
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Yorum Yap